Yapı Sektörünün Haber Portalı

"AUAP 2038" için önce "Noter" onayı çağrısı

2014 Şubat ayında bitmesi ve üniversite planlama ofisi tarafından, Gökçek'e teslim edilmesi gereken plan paftalarının 7 AYDIR akıbeti belirsiz. "AUAP 2038" planı yalan oldu.

"AUAP 2038" için önce "Noter" onayı çağrısı

AUAP 2038 sinsi planının halen daha onaylanmamasının ve bilinçli olarak dondurucuda, sürüncemede bırakılmasının iki nedeni var;

1. "ODTÜ 2. Etap yol için, kampüsü doğu batı aksında bölecek ve vişnelik mevkinden Malazgirt yoluna bağlayacak yolun geçeceği ODTÜ arazisine, ne “şekilde”, ne zaman ve hangi "zamanlama" ile gireceklerini belirleyememeleridir."

2. "Mevcutta devam eden davaya konu projeler ve temyiz tarihleri ile -alt ölçekli projeleri meşru hale getirmesi amaçlanan- "AUAP 2038 planın" askıya çıkarılacağı bir "tarih" uyumunu beklemeleridir. "

Gazi Üniversitesi AUAP proje ofisinin analiz çalışması kitapçıklarının incelenmesi sonucunda, çalışmanın yöntemi ve modeli konusunda bazı tereddütleri var. Bu çalışmanın sonucundan, sonuç ürün olarak bir " fiziki plan" çıkması teknik açıdan zor. Dolayısıyla, kamuoyunu anlamsız polemiklere çekmemek ve öncelikle tartışmaları "plan" üzerinden odaklayarak bir oldu bittiye getirmemek ve kelime oyunlarına mahal vermemek için; çalışmanın analizlerinin, sürecin ve kullanılan yönteminin; planlama disiplini açısından incelenmesi için YÖK başkanlığı tarafından görevlendirilecek bağımsız teknik bir komisyonun kurulması ve plana temel teşkil edecek ön çalışma raporlarının teknik inceleme ve denetiminin yapılması çağrısında bulundu.Bu süreç işletilmeden, çalışma altlığı sakat olan bir çalışmanın ürünü olduğu iddia edilen, üst ölçek nazım ulaşım planının değerlendirmesini yapmak abesle iştigaldir.Dolayısıyla, malum Plan kendini şimdiden "yok hükmüne" sokmuştur.

"AUAP 2038" proje ofisi; kendi ifadeleriyle ismi, “ Ankara Metropollitan alanı ve yakın çevresi ulaşım ana planı”olan çalışmanın “yöntemi” ve analiz kitapçıkları teknik açıdan ve planlama ilkeleri doğrultusunda incelenmiş, çalışmanın özüne yönelik genel saptamalarım aşağıdadır. Çalışmanın planlama-sorun odaklı olmadığı, Sonuç ürün olan “planı” oluşturmak için izlenen bilimsel yöntemin teknik açıdan dağınık ve belirsiz olduğu, Çalışma alanı sınırı (dolayısıyla plan bölge sınırı) ve/veya Metropoliten etki alanı ve hinterlandının belirlenmesine yönelik bir ön çalışmanın yapılmadığı, Çalışmanın bir “model(leme)” üzerine kurgulanmadığı ancak bir bilgisayar programı yazılımından bahisle, bunun sanki bir modelmiş gibi algılatıldığı, bir fiziki üst plan türü olan; “Çevre düzeni nazım imar planı” çalışmasına yönelik arazi kullanım kararları ve ulaşım öngörülerini döngüsel ve karşılıklı ilişkiler bütünü içinde sorgulayan bir süreçten ziyade; trafik etüt çalışmalarına indirgenmiş olduğu, Hane anketi ve güzergah çalışmalarının yoğun olarak yapıldığı dönemde belediye yol çalışması nedeniyle, örneklem alanının yok olması nedeniyle anketlerden sağlıklı sonuç çıkmayacağı bilindiği halde anket çalışmalarına devam edildiği, saptanmıştır. Bu bir hata ve eksiklik kabul edilemez, aslında ortada bir teknik ve bilimsel açıdan bir rezalet var.

İlgili çalışmanın analiz kitapçıkları ekli tüm belgeler, "üniversite çalışmasıdır" şeklinde müellif isimleri ile beraber Noter'e tastik ettirilmelidir. Sipariş planın kimin öngörüleri olduğunu hukuki açıdan saptamak açısından ve sözleşmedeki tarafların "Ben yapmadım"! Sen yaptın" şeklinde, birbirleriyle ve kamuoyunun önünde anlamsız olası polemikler içeren ,"danışıklı paslaşmalarının" önüne de böylelikle geçilebilir.

GÖKÇEK'İN "STRATEJİ" DEN ANLADIĞI: "AUAP 2038" "TRAJEDİSİ"!

Son çıkarılan ve mevcut İmar kanununda yeri olmayan “Mekansal Plan yönetmeliği; 1/25.000 Çevre düzeni nazım planlarını ,“nazım plan” olmaktan çıkarmış. 1/50.000 1/100.000 gibi çok genel(leştilmiş), plan kademelenmesinde yeri olmayan, garip bir plan ölçeğine bağlamıştır. Böylelikle “plan kademelenmesi” ve ölçek birlikteliği ilkesi” aslında yok edilmiştir. Bu değişiklik, planlama bilimi ve şehircilik tekniğine aykırı bir uygulamadır. Kabul edilemez.

Birbirinin üstüne binen plan hiyerarşisi ile “planlama” kavramı yok hükmüne indirgenmiştir. Bunun adına da"strateji planı" gibi Afilli bir laf bulmuşlar. Bir üst ölçek fiziki nazım planını; nasıl “ mekânsal strateji” adı altında, grafiklere ve define planı el haritasına, şemalara ve krokilere indireceklerini ve “genelin” içinde “detayı” nasıl eriteceklerini şimdi biraz daha açalım.

İŞTE YENİ YÖNETMELİKTEKİ 4. MADDE

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Bakanlık: Çevre ve Şehircilik Bakanlığını,

b) Bütünleşik kıyı alanları planı: Kıyıları, etkileşim alanı ile birlikte tüm sektörel faaliyet ve planları, sosyal ve ekonomik konuları da içerecek şekilde bütünleşik bir yaklaşımla ele alan; kıyı alanlarındaki fonksiyon ve faaliyetler ile kıyı alanlarına yönelik hedefler arasındaki uyumu sağlayan; sürdürülebilir gelişme ilkesi doğrultusunda kıyı ekosisteminin korunmasını ve doğal kaynakların kullanımını gözeten; ulaşım türleri ile ilgili kıyıda yapılması gerekli altyapı tesislerini içeren; koruma ve kullanma dengesini sağlayacak biçimde mekânsal hedef, strateji ve eylem önerilerini ve yönetim planını kapsayan,1/25.000 veya 1/50.000 ölçekte şematik ve grafik planlama diline uygun, plan paftası ve planlama raporu ile bütün olarak stratejik planlama yaklaşımı çerçevesinde ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içinde hazırlanan planı,

c) Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı,

Şimdi basından bir haber paragrafı /teleferik davasından...

"Ulaşım ana planı olmadan planlama ilkelerine uygun bir düzenleme olmadan hiç bir şeyin belediye başkanı da olsa isteğine göre olamayacağını mahkeme bir kez daha göstermiştir diyen Candan ” Mahkeme 2015 Ankara Ulaşım Ana Planında teleferik hattının gösterilmemesi, ayrıca 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında da teleferik hattının fiziki- şematik olarak gösterilmeyip bir ulaşım sistemi olarak yer verilmemesi, öte yandan, imar plan notunda yer alan “Teleferik hattı ve istasyonlar şematik olup, uygulama aşamasında hat ve istasyonların yeri değişebilir şeklindeki ibarenin hatların ve istasyonların yerlerinin uygulamada değiştirilebilmesine olanak tanıyan belirsizlikler içermesi, dolayısıyla uygulama imar planının tanımına aykırı olması sebebiyle, dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan değişikliğine dair Meclis kararının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı gerekçesiyle planların yürütmesine karar vermiştir. Aklı ve bilimi dışlayanlar dün olduğu gibi bugünde kaybedeceklerdir” dedi.”

Gökçek daha öncede kavşak uygulama imar (1/1000) planlarını ilçe belediyelerinin elinden almak için 1/2500 ölçekli, patenti kendine ait olan bir plan ölçeği icat etmiş ve fotokopi makinasıyla küçülterek bu planları mahkemeye sunmuştu. O zamanlar, “köylü kurnazlığı” demiş geçmiştik. Ancak aradan geçen zaman hukuku arkadan dolaşan zihniyetinin zaman içinde evrildiğini ve bir kasaba belediye başkanı bıçkınlığına terfi ettiğini gösteriyor.

Son çıkartılan Mekânsal planlama yönetmeliğinde yer alan “Strateji planı” deyimini mercek altına almak gerekiyor. Bu aslında bir kelime oyunu ve planlama disiplinine bakışının bir yansıması.

Kendisinin bir üniversiteye, taşeron hizmet alımı çerçevesinde verdiği Ankara Ulaşım ana planı diğer adıyla AUAP 2038 çalışmasını bu yönetmelik ve zihniyet çerçevesinde değerlendirirsek karşımıza şöyle bir tablo çıkacak;

Bir 50.000 veya 1/100.000 ölçekli, ANKARA kenti için çok büyük ölçekli çok genel (içerisinde detayları barından)”! anlamsız grafik ve geometrik şekillerin olduğu bir çizili bir şemayı mahkemelerde; “işte AUAP 2038” strateji planı” yaptık!! diye süslü bir lafla lanse edebilirler. Şeytanı plan içine gömebilirler.

Gökçek’e ve akademisyen kurmay tayfasına tavsiyem şudur;

1/25.000 ölçekli bir harita üzerinde gelecekteki tüm arazi kullanım kararları ve ulaşım güzergâhları tam büyüklüğü ve emsal ve yoğunluk kararları ile belirgin ve çizim tekniğine uygun olarak çizilecek.

İlkokul çocuğu bile plana baksa neyin ne olduğunu anlayacak. Şemadır, karikatür, grafiktir, krokidir, sketchdir, bu tür şeylerden biz plancılar olarak bu ölçekli bir çalışmada bir şey anlamayız. O dediğin şeyleri yıllardır yapmadığın ve kendini muaf tuttuğun “ANKARA İLİ /BÖLGE STRATEJİ PLANINDA” yapacaktın.

Alt ölçekli projelerini "üst şemalar! yolu ile aklamak için geliştirilen ve üst planlamayı ve hukuku arkadan dolanmak için akademisyen kurmayları ile beraber geliştirdiği son moda bir şehircilik dehası.. ! Dahası mı? Onu da ilerleyen günlerde göreceğiz.

Ankara ulaşımı için sipariş edilen "analiz çalışmaları"; bir Yapısal nazım planı oluşturmak için son derece yetersiz ve temelsiz bir doküman olduğu için; önümüzdeki günlerde askıya çıkacak kerameti kendinden menkul "2038 Ankara Ulaştırma Ana Planını" üzerinde yorum yapmaya bile değmez buluyorum.

AUAP 2038 sinsi planının halen daha onaylanmamasının ve bilinçli olarak dondurucuda, sürüncemede bırakılmasının iki nedeni var;

1. " ODTÜ 2. Etap yol için, kampüsü doğu batı aksında bölecek ve vişnelik mevkinden Malazgirt yoluna bağlayacak yolun geçeceği ODTÜ arazisine, ne “şekilde”, ne zaman ve hangi "zamanlama" ile gireceklerini belirleyememeleridir."

2. "Mevcutta devam eden davaya konu projeler ve temyiz tarihleri ile -alt ölçekli projeleri meşru hale getirmesi amaçlanan- "AUAP 2038 planın" askıya çıkarılacağı bir "tarih" uyumunu beklemeleridir. Yönetmeliğe kızdım.... "AUAP 2038 Planlama ofisi" sen anla!!!

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.