Batılı ekonomiler 2008'de çökünce Çinli liderler kendi ülkelerinin ne kadar üstün olduğundan dem vurmaya başlamıştı. Gerek Çin'de gerek Batı'da birçok kişi, "Çin modelinin" (otoriter siyasetle devlet güdümlü kapitalizmin bulanık bir birleşimi) avantajları hakkında konuşur olmuştu. Çin modeli, 21'inci yüzyıla damgasını vuracaktı. Fakat son dönemlerdeki siyasi çalkantılar ve daha serbest ekonomi politikalarının uygulanmasını isteyen nüfuzlu seslerin yükselmesiyle öyle görünüyor ki, Çin modelinin zafer çığlıkları ya zamansız, ya da temelde yanlıştı. Bugün Çinli liderler birçok belirsizlikle boğuşuyor. Bu belirsizliklerin bir ucunda, siyasi bir skandalla ağır darbe yiyen 10 yıllık liderlik kadrosunun bu yıl devredilecek olması, diğer ucunda da dev kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT) ve onları yöneten siyasi açıdan güçlü yöneticilerin boğduğu özel sektör ve yavaşlamaya başlayan ekonomi var. Pekin'deki Renmin Üniversitesi'nden siyaset bilimci Zhang Ming, "Yaşadığımız ekonomik sorunların çoğu aslında farklı bir kisveye bürünmüş siyasi sorunlar. Ekonominin yapısı, ülkedeki mülkiyet sisteminin yapısı ve güçlü çıkar grupları hep bunun örnekleri" diyor.
Son veriler, Çin ekonomisinin zayıflamaya devam ettiğini gösteriyor. Ekonomistler mali sistem üstündeki devlet kontrolünün gevşetmesi; kamu teşebbüslerini dizginlerken özel girişimcilere verilecek kredileri desteklemesi; döviz ve faiz oranlarında hareketliliğe müsaade etmesi ve sosyal yardımları iyileştirmesi için hükümete çağrı yapıyor. Bu değişiklikler devletin rolünü ve yolsuzluğu azaltacak, rekabeti de teşvik edecek nitelikte. Fakat dev bir güç mücadelesine yol açması da kaçınılmaz. Mevcut düzen sayesinde kasalarını dolduran Çinli holdinglerin yöneticileri, generaller, Politbüro üyeleri, yerel yöneticiler ve Komünist büyüklerin "prens" adı verilen çocukları herhangi bir değişikliğe sıcak bakmayacaklardır.
Çin modelinin bir başka önemli boyutu da derinleşen polisiye güvenlik ağı. Toplumsal istikrar adına uygulanan baskıcı yöntemler tepki çekiyor. Otuzdan fazla hoşnutsuz Tibetlinin kendini yakması ve rejim muhalifi Chen Guangcheng'e reva görülenler sonucu Çin'le ABD arasında baş gösteren diplomatik kriz bunun yalnızca iki örneği.
Fakat Çin'deki siyasi sistemi ve verdiği birlik görüntüsünü yüceltenleri en çok yalanlayan olay, yakın zamana kadar partinin Politbüro üyesi olan Bo Xilai'yle ilgili skandal oldu. Karizmatik Bo, Chongqing bölgesinin parti şefliğini kaybetmeden önce bile diğer liderler tarafından tahammül edilmesi zor bir serseri mayın olarak görülüyordu. Bo 2007 sonlarında suça göz açtırmamak olarak nitelenen bir girişim başlatmış ve bu arada, Mao dönemini hatırlatan şarkılar eşliğinde refah politikalarını yürürlüğe koymuştu. Amaç, Politbüro Daimi Komitesi gibi yüksek bir göreve ulaşmak için halkın gözüne girmek ve "yeni solun" (ya da ödünsüz sosyalistlerin) siyasi desteğini almaktı. Fakat Bo'nun politikaları, Çin modelindeki bir başka sorunu ön plana getirdi. Bu sorun, ülkedeki ekonomik büyümenin KİT'lerce gerçekleştirilen ve devlet bankalarının verdiği büyük kredilerle beslenen projelere dayanması. Çin ekonomisini bu mekanizma ayakta tutuyor. 31 milyon nüfuslu Chongqing'de altyapı projeleri aldı yürüdü ve şehir geçen yıl tüm belediyeler arasındaki en yüksek oranla yüzde 16.4 büyüdü. Ancak Çin ekonomisi üstünde çalışan Victor Shih'in yaptığı bir hesaba göre bölgesel yönetim ve yerel KİT'lerin borçları bu süreçte 160 milyar dolara ulaştı. Üstelik bu borcun önemli bir bölümü hiç geri ödenmeyebilir.
Çin'de farklı bir model (tüketici harcamalarına daha çok dayanan ve özel teşebbüsü daha çok özendiren bir model) uygulanması için çaba gösteren siyasetçiler, uzun süredir ihmal edilen yapısal reformların yeniden başlatılması gerektiğini vurguluyor. Fakat bunun önündeki belki de en büyük engel, gidenler kadar gelen liderlerin de KİT'lerle yakın bağlarının olması. Çin ekonomisinin soğuması bundan sonra atılacak adımlarla ilgili tereddütleri daha da artırıyor. Bu yılın ilk çeyreğinde büyüme oranı yüzde 8.1'e gerilemiş ve Başbakan Wen Jiabao, Mart ayında yıllık büyüme tahminini yüzde 7.5'e çekmişti. Gayrimenkul piyasasında fiyatlar düşüyor. İç talep zayıflarken ihracat azalıyor. Çin mali krizi 580 milyar dolarlık bir teşvik paketi ve banka kredilerinin gevşetilmesiyle atlatmıştı. Ekonomi çok fazla soğursa liderler yeni bir teşvik paketi yürürlülüğe koyabilir. Fakat aşırı enflasyondan ve bunun yaratabileceği toplumsal huzursuzluktan duyulan endişe şimdilik adım atmalarını engelliyor. Yoksullar ve orta sınıf arasındaki hoşnutsuzluk Çinli liderlerin en büyük korkularından biri, ancak hızlı büyümeye öncelik verildiği sürece genişleyen gelir uçurumuna bulunacak kolay bir çözüm yok.
0 Yorum
Yorum Yap