Yapı Sektörünün Haber Portalı

Her şey değişti, o hariç…

Her şey değişti,  o hariç…
İnşaat sektörünün son yıllardaki amansız yükselişi birçok değişikliği de beraberinde getirdi. Değişim o kadar keskin ve süratli oldu ki ilgili birçok düzenleme ve organizasyon da yetersiz kaldı. Bu süreçte değişim ve yeni düzenlemelerin zaruri olduğu alanlardan biri de sektörün altlığını oluşturan mevzuat kısmıydı. İlgili yasa ve yönetmelikler içinde bulunulan dönemin ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde yeniden dizayn edildi, yeni tanımlamalar ve düzenlemeler yapılarak pratik ve teori arasındaki uyum tazelendi. Bu gelişmelerle birlikte sistem her ne kadar hukuki boşlukları doldurulmuş bir zemine oturmuşsa da işin odağında her dönem olduğu gibi bu dönemde de güven faktörü vardı. Ülkemizde inşaat sektörünün kendine münhasır, geleneksel karakteristiğine işlemiş bir sistem matematiği mevcut. Kendi gereksinimlerine göre kurgulanmış ve kendi pratiğinde işlevsellik kazanmış bu sistem; bütün hukuki, sosyal ve ekonomik değişimlere rağmen uygulamalarından ödün vermeden cazibesini sürdürüyor. Bu işi yapan irili ufaklı tüm firmalar, finans kuruluşları, gayrimenkul alıcısı olarak sokaktaki vatandaştan regülatör sıfatıyla devlet yapısına kadar tüm kesimler sistemin bu özel işleyişine tabi olarak katılım sağlıyorlar. Sistemin sürdürülebilirliğindeki anahtar kelime ise yine güven oluyor. Kat karşılığı veya hasılat paylaşımı modeliyle arsa sahibi ve müteahhit arasında henüz yapılmamış bina üzerinden arsa-para, arsa-daire alışverişi yapılıyor. Satış vaadi anlaşması ile aynı yapılmamış binadan müşteri daire satın alıyor, banka kredi veriyor. Yüklenici bürokratik prosedürler gereği ilgili idarelere ileriye yönelik taahhütnameler veriyor, ilgililer arasında olası durumlara binaen muvafakatnameler imzalanıyor. Vaatler, taahhütnameler, protokoller, sözleşmeler, muvafakatler, hatta şifahen verilen sözler derken işin bütün hikâyesi daha kazma bile vurulmadan yazılmış oluyor. Bütün bu süreç; yazılı, hukuki ve bağlayıcı bir zeminde ilerlemiş olsa da pratik olarak işi başlatan ve bitiren ana unsur yine güven oluyor. Görüldüğü gibi milyonlarca metrekare işlerin yapılıp, milyon dolarların konuşulduğu bu sektörde her şeye rağmen işler güven ekseninde kurgulanmış bir zeminde sürdürülüyor. Aslına bakarsanız başlangıçta olumsuz gibi görünen bu durumu, ilgili-ilgisiz her kesimden sermaye sahibinin yer aldığı sektörde, sapla samanın ayrılmasına neden olan bir fırsat olarak ta değerlendirmek mümkün. Kendine güven teması üzerine kurulmuş bir misyon oluşturabilmiş müteşebbisler sadece bu özellikleri sebebiyle bile rakiplerine çok ciddi farklar atabilirler. Kısaca güven unsuru inşaatta değişimin değişmeyen tek hammaddesi; dün ve bugün olduğu, yarın da olacağı gibi… Engin Sevinç

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.