İPYD İkili İş Görüşmeleri Katılımcı Görüşleri
Yapı Medya İletişim ve İstanbul Proje Yönetim Derneği (İPYD) işbirliği ile düzenlenen ‘İPYD İkili İş Görüşmeleri’nde katılımcılardan organizasyon ve sektörle ilgili kısaca görüşlerini aldık…
Yapı Medya İletişim ve İstanbul Proje Yönetim Derneği (İPYD) işbirliği ile düzenlenen ‘İPYD İkili İş Görüşmeleri’nde katılımcılardan organizasyon ve sektörle ilgili kısaca görüşlerini aldık…
İstanbul Proje Yönetim Derneği (İPYD) üyeleri ile yapı sektörü profesyonelleri Yapı Medya İletişim’in organize ettiği “İPYD İkili İş Görüşmeleri”nde bir araya geldi. Teması, “Yapı Sektörü Buluşması” olarak belirlenen organizasyonun ilki, 23 Kasım 2022 Çarşamba günü İstanbul Deniz Müzesi’nde gerçekleştirildi.
Etkinliğe katılan İPYD üyelerinden; Acıbadem Proje, Kalyon İnşaat, İşte Proje, Metal Yapı, Hitachi Energy, Muum Mimarlık, Mühendis AŞ, Optimal Proje, Sigma Mühendislik, TE Mühendislik, Yapı Merkezi, Turner Construction, Entegre Proje ve Tepe İnşaat firmaları; yapı sektöründen Axalta Boya, Berk Laminat, Code Design, Fakro Çatı Pencereleri, Işıklar Tuğla, Kalekim, Papatya, Reynaers Alüminyum, Ricoh Türkiye, Şişecam ve Ytong firmaları ile karşılıklı fikir alışverişinde bulunarak birebir toplantı yapma imkânı buldular.
Organizasyon sırasında, bazı katılımcılarla kısa söyleşiler yaparak organizasyon ve inşaat sektörü ile ilgili görüşlerini aldık. Katılımcılar, organizasyondan memnun olduklarını dile getirerek “İkili İş Görüşmeleri”nin devam etmesi gerektiğini ifade ettiler.
Görüşlerini aldığımız katılımcıların organizasyon ve sektörle ilgili yorumları şöyle:
Aykut Bülbül / Yapı Merkezi
Koordinatör / Nitelikli Bina Grubu
Yapı Merkezi, 1965 yılından itibaren, yıllar içerisinde bünyesine dahil ettiği farklı şirket gruplarıyla, dünyanın birçok bölgesinde, çok farklı iş kollarında çalışmalar yürüten bir şirketler grubu. Yapı Merkezi’nin bünyesinde yer alan Yapı Merkezi İnşaat ve Sanayi A.Ş. grubun ilk ve en büyük firması ve grup içerisinde lokomotif konumdadır. Büyük ölçekli genel müteahhitlik projelerinin, metro ve raylı sistemlerin yapımına yönelmiş durumda. Şirket ayrıca köprüler, viyadükler, kat otoparkları, turizm tesisleri, konutlar, nitelikli bina projeleri ve entegre endüstri tesisleri gibi projeleri de başarıyla gerçekleştirmektedir. Yapı Merkezi, 1998 yılından beri, Engineering News Record (ENR) tarafından her yıl yayımlanan "Dünyanın En Büyük 250 Müteahhidi" listesinde yer almaktadır. 2022 listesinde 58’inci sırada yer almıştır.
Onun dışında Yapıray, Yapı Prefabrikasyon, YMİdis, Freysaş, Subor gibi kendi işlerini besleyen ve farklı müşterilerle çalışmakla birlikte, Yapı Merkezi olarak devam ettiğimiz birçok projede de birlikte çalışan grup şirketlerimiz bulunmakta. Yapı Merkezi, dünyanın birçok yerinde bina, altyapı, endüstriyel yapı gibi birçok farklı disiplinde faaliyet gösteriyor ve Türkiye’nin en fazla farklı ülkede çalışan müteahhit firmalarından da bir tanesi.
Yapı Merkezi İnşaat ve Sanayi A.Ş. içerisinde yer alan Nitelikli Bina İnşaatları Grubu ise dünyanın farklı noktalarında tekil nitelikli bina inşaatlarıyla beraber, Yapı Merkezi’nin üstlendiği diğer disiplindeki projeler içerisinde de bina kısımları ile ilgili tüm süreçleri yöneten ekibimiz. Four Seasons Hotel, Marmara Forum AVM/Ofis Projesi, Mandarin Oriental Hotel (kısmi olarak) gibi birçok önemli projeyi tamamlamış ve yine aynı şekilde birçok nitelikli bina projesini de sürdürmekte olan grubumuzdur.
Yakın zamanda bitirmiş olduğumuz projelerden bazıları 1915 Çanakkale Köprüsü ve TOGG projesi. Yine İstanbul Modern Müzesi de yakın dönemdeki projelerimizden biri. Şu an yeni başlamış olan, Macaristan’da bir otomobil fabrikamız daha var. Tanzanya’da tüm altyapısı, binaları ile birlikte tüm ülkenin raylı sistemi projemiz de devam ediyor. Türkiye ile birlikte, Arap Yarımadası, Slovenya ve onun dışında birçok ülkede devam eden ve başlamak üzere olan işlerimiz var.
Ben yapı olarak daha fazla insandan beslenebilmenin çok önemli olduğunu düşünen biriyim. İPYD İkili İş Görüşmeleri organizasyonunda yer alan birçok firmayı zaten tanıyorduk, daha farklı konularda farklı yerlerde görüşmüştük. Burada yeni, güzel insanlarla, normalden farklı bir organizasyonda görüşmüş veya tanışmış olduk. Bu da hepimize ilave bir değer oldu.
Birçok firma zaten daha önce birbiriyle görüşmüş oluyor. Biraz daha yeni firmaları, buradakiler gibi herkese kolay ulaşamayanları dahil etmek her iki yönden de artı olabilir. İyi firmaların yeni ürünleri, belki start up’lar bile olabilir. Çünkü özellikle onlar burada adı geçen firmaların birçoğuna kolay kolay ulaşamıyorlar. O firmalar da bunlardan bihaber oluyorlar. Dolayısıyla bu etkinlik ilave olarak o birlikteliği sağlayabilir.
Organizasyondan genel olarak memnunuz; ikincisi, üçüncüsü ve daha sonrası daha güzel olur umarım.
Yapı malzemeleriyle ilgili, projelerimizde tabii ki öncelikle yerli ürünleri tercih etmeye çalışıyoruz. Yeter ki, doğru malzeme doğru kalitede ve doğru fiyatta olsun. Biz bazen o dengeyi kaçırıyoruz. Aslında çok ciddi bir potansiyele sahibiz. Bazen daha rekabetçi olabilecekken biraz çekinik davranıyoruz. Bazen çok ciddi bir pazarı yakalayabilecekken yeterli ilgiyi göstermeyerek kazanamıyoruz. Ama çok ciddi bir potansiyele sahibiz. Bir defa neredeyse her kalemde çok ciddi nitelikli bir iş gücüne sahibiz. Ama teknoloji üretmek de gerekiyor. Ülkenin üzerine düşmesi gereken en önemli konulardan biri de zaten üretmeye biraz daha fazla odaklanmak. Alıp yapmak ya da bir yerden alıp montajını yapmak yerine, sadece inşaat alanında değil her konuda kendimiz ürettikçe daha güçlü olacağız. Ciddi bir potansiyelimiz var ve daha iyi kullanabileceğimizi düşünüyorum…
Genel olarak inşaat sektörü ile ilgili de çok paralel şeyler söyleyebilirim. Çünkü çok değişken şartlara sahip bir ülkede yaşıyoruz. Maliyetler ile birlikte talepler değişirken, özellikle işgücü tipi ve kalitesinde çok ciddi bir dalgalanma yaşıyoruz. Aynı firma içerisinde dahi işgücü kalitesinde çok değişiklik olabiliyor. Bu nedenle şirket bilgi-birikimlerini de doğru şekilde koruyarak, bu bilgileri daha iyiye ulaşmak için kullanmakta eksik kalabiliyoruz. Bu da bizim sonuç ürünlerimize sorun olarak yansıyor veya projelerimizi, ürünlerimizi geliştiremememize neden oluyor. Bunu bir kalitede tutmak ve geliştirmek için sistemlere ve daha da fazla insana yatırım yapmamız gerekiyor. Bunu biraz eksik görüyorum bütün sektör içerisinde.
Bunun dışında Dünya ile birlikte her gün yeni ihtiyaçlar, yeni talepler kaynaklı yeni fikirler ortaya çıkıyor. Bunların çok yakından takip edilerek, disiplin fark etmeksizin kendi işlerimize bu değişimleri entegre etmenin yollarını aramalıyız. Değişimin gerisinde kalmadan kendimizi iyileştirerek geliştirmemiz gerekiyor bana göre. Yapı Merkezi olarak grup şirketlerimiz ile birlikte en ciddi çalışmalarımızı süreçler ile birlikte, üstte bahsettiğim konular özelinde yoğunlaştırma gayretindeyiz. Her projede ‘daha iyi, daha sağlıklı ne yapabiliriz’ üzerinde zaman harcayarak, maliyet, zaman, kalite dengesini doğru noktada tutmaya çalışıyoruz.
Sektör olarak bu konuları biraz daha geliştirdiğimiz takdirde, neredeyse tüm Dünya’da çalıştığımız bölgelerde, tüm Türk firmaları ile birlikte daha fazla söz sahibi olmaya başlayacağımıza ve hatta yeni bölgelerde de farklı olanaklar yakalanabileceğine inanıyorum.
***
Azemet Candemir / Mühendis İnşaat Yönetim A.Ş.
Genel Müdür
Mühendis İnşaat Yönetim A.Ş., inşaat sektöründe proje yönetim hizmeti veren bir firma. Hem kurucu ortaklar hem de firmanın beyni dediğimiz çekirdek kadromuzun tamamı mühendislerden oluşuyor, ayrıca tüm çalışanlar olarak firma ismine yakışır şekilde, mühendislik yaklaşımı ile mühendis etik kuralları ve nosyonuna bağlı kalarak hizmet vermeye çalışıyoruz. Kurucu ortaklar bu yaklaşım ile firma ismini “Mühendis” olarak koymuşlar.
Firmamız 2015 yılında kuruldu. Kurucu ortakların da içinde bulunduğu çekirdek kadronun tamamı inşaat taahhüt sektöründen geliyor. Her biri inşaat taahhüt sektöründe, sektörün önde gelen müteahhit firmalarında 20 yılı aşkın en alttan en üste farklı görevler aldıktan sonra, bir vesileyle sektörde çeşitli dönemlerde birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızla böyle bir firma oluşumu gerçekleşti. Dolayısıyla taahhüt sektörü tecrübemizden sonra masanın öbür tarafına geçmiş olduk.
Geleneksel proje ve inşaat yönetimi hizmetlerine ilaveten, biraz da piyasadan gelen farklı talepler doğrultusunda, taahhüt sektöründen gelen tecrübemizle daha butik birtakım modellerle de çözümler sunuyoruz. Bu modelleri geliştirirken işverenin elindeki kaynaklara, ülkeye, projeye veya özel ihtiyaçlara göre farklı kadrolar, farklı uzmanlık içeren ekipler veya standart proje yönetimine ilaveten farklı alt hizmetler de sunmaya çalışıyoruz.
Firma olarak uzmanlık alanımız ağırlıklı olarak otel, hastane, büyük ölçekli karma yapılar gibi nitelikli üstyapı projeleri. Genelde standart ve bir özelliği olmayan projelerde, açıkçası bir katma değer katacağımızı düşünmediğimiz projelerde yer almayı tercih etmiyoruz. Bu anlamda seçkin projelerde ve özel işverenlerle çalışmaya gayret ediyoruz…
Yakın dönemde Türkiye’deki referans projelerimizden biri, 2023 yılında açılması planlanan, Galataport içerisinde yer alan İstanbul Modern Sanat Müzesi projesidir. Tasarımın başlangıç aşamasından itibaren, tasarım firması sözleşme yönetimi dahil binanın komple teslimine kadar tüm süreçte proje yönetim firması ve işveren temsilcisi olarak görev aldık. Şu anda ismini paylaşamadığımız ve İstanbul’un en önemli otellerinden ve tarihi yapılarından biri sayılan bir otel projesinin renovasyonu projesinin proje yönetimini yapıyoruz. Türkiye’de devam eden özel projelerimizden başka yaptığımız projelerin ve verdiğimiz hizmetlerin çoğu yurtdışında. Son dönemde Özbekistan başka olmak üzere Türki Cumhuriyetlerde ve Rusya/Orta Asya bölgesindeki ülkelerde projelerimiz ve çeşitli kapsamlarda danışmanlık hizmeti verdiğimiz projeler gerçekleştirdik. Referanslarımız arasında Proje geliştirmeden başlayacak şekilde, proje sonunda uyuşmazlık çözümü dahil olmak üzere, bütçe hazırlama, tasarım yönetimi gibi daha küçük ve proje yönetim alt paketleri olarak hizmet verdiğimiz birtakım işler mevcut. Hizmet verdiğimiz bu ülkelere ilaveten, Körfez Ülkeleri ve Afrika referans olarak hizmet verdiğimiz coğrafyalar. Bu bölgelerin içerisinde Afrika bölgesine yakın zamanda yoğunlaştık ve bu kıtayı önemsiyoruz. Afrika’da başarılı bir proje yönetim danışmanlık hizmeti verdiğimiz bir otel projesi referansı ile bu bölgeden bazı önemli yatırımcılar ile irtibat halindeyiz.
İPYD İkili İş Görüşmeleri organizasyonundan genel olarak memnunuz. Aslında çoğu katılımcı firmayı biliyoruz ve tedarikçilerin ürün çeşitleri ile kabiliyetleri konusunda genel bilgi sahibiyiz ama son yıllarda, özellikle teknolojinin de gelişmesiyle, oldukça fazla yeni ve inovatif ürünler çıkıyor ve bunları öğrenme fırsatı yakaladık. Katılımcılar arasında eskiden beri tanıdığımız ve ürün çeşitliliğini artıran markalar var. Yakın zamanda bazı bilindik firmaların kendi markaları ile özdeşleşmiş bazı geleneksel ürünlerinin haricinde kendi bünyelerinde yeni ürünler çıkarmış olduklarını öğrendik. Bu çerçevede yenilikleri takip etmek ve uzun süredir bir şekilde haber alamadığımız firmaları tekrar hatırlamak adına bu organizasyon bizim için oldukça faydalı oldu.
Bizim çalıştığımız ülkeler arasında kendi ülkemize ilaveten bahsettiğim gibi Orta Asya, Körfez ülkeleri ve Afrika ülkeleri var. Bu ülkelerle kıyasladığımız zaman bence yapı malzemelerinde dünyada lider ülkelerden biriyiz. Fiyat, performans, kalite, imalat ve tedarik süreçleri, lojistik, lokasyon vs. bütün kriterleri karşılaştırdığımız zaman ben bu konuda ülke olarak çok fazla mütevazı olmamamız gerektiğini düşünüyorum.
Türkiye’nin her pazarda olduğu gibi ülke olarak coğrafik konumunu iyi kullanması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle Orta Asya, yapı malzemeleri için önemli bir pazar. Çünkü Avrupa gibi alternatif batılı ülkelere göre önemli avantajlarımız var ve aynı kalitede ürünü daha hızlı ve kaliteli bulabiliyorsunuz. Afrika’ya indiğimiz zaman da son dönemde farklı tecrübeler yaşıyoruz. Eski dönemin sömürgecilik alışkanlıklarından kalan tüm ihtiyaçları Avrupa’dan tedarik etme eğilimlerinin Türkiye’yi tanıdıkça, gördükçe değişmeye başladığını görüyoruz. Çünkü yine Avrupa’ya kıyasla Türkiye’den çok daha uygun fiyatlı, çok daha hızlı tedarik edilen ve çok daha esnek çözümler bulabiliyorlar. Ürünün kalitesine ilaveten verilen hizmet ve esnek çözümcü yaklaşımlar da fark doğuruyor. Özetle, Türkiye olarak inşaat sektöründe malzeme ve hizmet satışı anlamında bence Avrupa ve Asya’da lider ülkelerden bir tanesiyiz ve mütevazı olmaya hiç gerek yok.
Ayrıca yine son zamanlarda görmeye alışık olmadığımız şekilde, Avrupa’da da Türk Müteahhitlerin önemli ve büyük işler aldığını görüyoruz. Yakın zamana kadar bu çok mümkün değildi. Daha önce münferit alt yüklenici ve örneğin cephe kaplama işleri gibi belli bir dalda uzman firmalar, bazı projeler yapıyordu ama şimdi ana yüklenici olarak da Türk firmalarının gidip Avrupa’da önemli ihaleler aldıklarını görüyoruz. Bu konuda Avrupa’da ciddi bir açık olduğu görülüyor. Bence bu fırsatı Türk inşaat sektörü oyuncuları doğru değerlendirirse Avrupa’ya inşaat alanında hem malzeme hem hizmet satabiliriz ki bu hizmetlerin içine en geri kaldığımız proje yönetimi hizmeti de giriyor
Ülke olarak inşaat sektöründe ileriyiz diyoruz, her türlü malzemeyi üretiyoruz diyoruz, taahhütte çok tecrübeli iyi firmalarımız var diyoruz ama proje yönetimine baktığımız zaman sektörün diğer bileşenlerine kıyasla geri kalmış bir durum var. İnşaat sektörünün ana bir kolu olarak kendi yaptığımız işi kontrol ve koordine eden veya yöneten firmayı neden biz çıkaramıyoruz? Aslında çıkaramıyoruz değil, satamıyoruz. Burada hizmetimizi pazarlama anlamında sıkıntılar olduğunu düşünüyorum. Türk firmaları olarak bunun üstüne gidilmesi ve proje yönetimi hizmetinin satışı ve pazarlaması anlamında da inşaat sektöründe güçlü olduğumuz pazarlarda zorlamak gerektiğini düşünüyoruz.
Proje yönetimi konusunda çeşitli ülkelerde belli alışkanlıklar var. Biz verdiğimiz farklı ve kaliteli hizmetlerle bu alışkanlıkları kırabilirsek; uzun vadede proje yönetimi hizmetinin de inşaat sektöründe aynı taahhüt ve inşaat malzemeleri tedariğinde olduğu gibi farklı bir boyuta taşınacağını ümit ediyoruz. Bu konuda biz de öncü firmalardan biri olarak üstümüze düşeni yapmaya çalışıyoruz.
***
Büşra Altıntaş / SIGMA
İş Geliştirme Uzmanı
SIGMA, inşaat sektöründeki 30 yılı aşkın tecrübesi ve çözüm odaklı yaklaşımıyla Türkiye'nin en güvenilir mühendislik ve danışmanlık firmaları arasında yer alıyor. Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarıyla mühendislik, tasarım, proje yönetimi, danışmanlık gibi pratik ve uygulamalı alanlarda çözüm ortağı olarak faaliyet gösteriyor. Sağlık, eğitim, turizm, endüstriyel tesis, lojistik ve konut gibi pek çok farklı alanda tecrübelerimiz bulunmakta.
Multidisipliner yapımız sayesinde mimari, statik, mekanik, elektrik, altyapı ve geoteknik başta olmak üzere tüm disiplinlerde proje çalışmalarımız var. İstanbul Ofisimizde 200’den fazla uzman çalışanımız ve 50’den fazla aktif projemizle sektörün iş hacmi en yüksek mühendislik firmalarından biri olarak son iki yıldır Özbekistan’da da faaliyet gösteriyoruz. Kısa bir süre önce açılan Almanya ofisimizin ise Avrupa’daki büyümemizi desteklemesini hedefliyoruz.
İPYD İkili İş Görüşmeleri’nin katıldığım en sistematik ve düzenli organizasyonlardan biri olduğunu söyleyebilirim. Sürelerin önceden belirlenmiş olması ve akışa uyulması büyük kolaylık sağladı. Firmalarla birebir tanışmak ve farklı iş alanlarını da görmüş olmanın bana ve şirketime önemli bir katma değer sağlayacağına inanıyorum. Mesela görüştüğümüz bir firma ile camın projemdeki önemini fark ettim. Ben iş geliştirme departmanındayım, bir projeyi sunarken böyle karakteristik özellikler katıyor olmak, stratejik açıdan önemli. Davet için çok teşekkürler ediyoruz, bu organizasyonun bir parçası olmak çok keyifliydi.
Ekosistemimizde yer alan iş ortaklarımızla birlikte büyüme vizyonumuz doğrultusunda, projelerimizde yerli firmalarla çalışmaya her zaman öncelik veriyoruz. Organizasyonda bu kadar donanımlı ve inovasyona önem veren firmayı bir arada görmek çok hoşuma gitti. Çok farklı alanlarda kendilerini geliştirmeye çalışıyor olmaları da etkileyici. Açıkçası Türkiye’deki firmaların bu kadar yetkinliği olduğunu bilmiyordum.
***
Erhan Serin / TE Mühendislik
Teknik Ofis Proje Sorumlusu
20 Yıldır başta endüstriyel tesis, fabrika ve idari binalar olmak üzere, Türkiye çapında konut, eğitim ve hastane yapıları, iş ve alışveriş merkezleri, sosyal-kültürel yapılar konusunda çalışmalarını sürdüren 3 İnşaat Mühendisi tarafından kurulan TE Mühendislik ve Müşavirlik firması, orta ve büyük ölçekli projeleri tasarım ve dizayn aşamasından başlayarak anahtar teslimi olarak gerçekleştirmektedir.
TE Mühendislik ve Müşavirlik firması, sahip olduğu güçlü kadrosunun sektördeki uzun yıllara dayanan deneyim ve birikimleri ile ülke genelindeki yerli ve yabancı yatırımcıların çözüm ortağı olmaktadır. Uzun yıllardır deneyimlerimiz çok amaçlı yapı üretiminde yoğunlaştığı için biz de bu alanda kurumsallığımızı geliştirmeyi sürdürüyoruz. İzmir merkezli bir firmayız ve operasyonlarımız İzmir üzerinden yönetiliyor, aynı zamanda İstanbul’da ve Macaristan’da birer şubemiz var.
Şu anda Ege bölgesinin en büyük yatırımı olan Eczacıbaşı grubuna ait Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri KM5 tesisinin anahtar teslim taahhüdünü gerçekleştiriyoruz. Üretim, depolar, sosyal tesisler ve yardımcı tesisleriyle birlikte 45 bin metrekare inşaat alanına sahip tesis, yaklaşık 30 milyon dolarlık bir yatırım. Projede son aşamalara gelindi, yıl sonunda teslim edilerek üretime başlayacak.
Bunun dışında ağırlıklı olarak Türkiye’de yatırım yapan yabancı yatırımcılara ve yerli yatırımcılara çözüm ortağı olmaya çalışıyoruz.
İPYD İkili İş Görüşmeleri organizasyonunu genel olarak başarılı bulduk. Hızlı ilerlemesi de iyi oluyor. Süre optimum tutulmuş, biraz uzasa bir noktadan sonra benzer şeyler konuşulmaya başlanır, kısa olsa her şeye yetişemiyorsunuz. Çoğunlukla belirlediğiniz süre yeterli geldi. Hızlı bir şekilde görüşüp birçok yeni ürünü tanıma şansımız oldu. Firmalarda doğrudan ulaşım sağlayabileceğimiz kişilerle irtibat kurma şansına ulaştık. Ayrıca katılan diğer proje yönetim firmalarıyla da tanışma fırsatı bulduk. Bu yönleriyle bizim adımıza faydalı bir süreç olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle İPYD Yönetimine ve organizasyonda emeği geçen tüm çalışanlara teşekkür ederiz.
Biz anahtar teslim işler yaptığımız için vidasından perdesine kadar aklınıza gelebilecek her şeyiyle tedarik zincirlerinin parçası oluyoruz. Az da olsa temrinde veya kalitesinde sıkıntı yaşadığımız ürünler olabiliyor ancak birçok ürünü yabancı muadillerine göre daha kaliteli ve ekonomik üretecek güce ve kapasiteye sahip olduğunu düşünüyoruz.
Yapı Malzemeleri konusunda genel olarak yerli üreticileri başarılı buluyoruz. Kalite olarak dünya standartlarında rakipleriyle yarışabiliyorlar. Tabii ürün çeşitliliğinin daha çok olması gerekiyor. Bazı ürünlerde özellikle sertifikasyon anlamında yurtdışına bağlı kalıyorsunuz. Türkiye’de muadili olmayan ithal ürünler veya muadili olsa bile gerekli sertifikasyonlara sahip olmadığı için alternatif yaratamayan ürünler olabiliyor. Bizce firmalar Türkiye’de olmayan, ithalata dayalı bu ürünleri, Türkiye’de aynı kalitede üretip, gerekli uluslararası sertifikasyonları da sağlayarak bizim gibi kullanıcılara daha avantajı sunması, sektör adına çok faydalı olacaktır. Merkezi yönetimlerin de yerli üreticilerin bu sertifikasyonlara Türkiye’de ulaşmalarını sağlayıcı uluslararası işbirliklerinin zeminini yaratması gerektiğini düşünüyoruz. Bu amaçla laboratuvarlar ve test merkezleri oluşturulmalı, yerli üreticilerin bu sertifikasyonlara ekonomik olarak yerelde ulaşması sağlanmalıdır.
İnşaat sektöründeki en büyük sıkıntı aslında fiyatsal belirsizlikler. Özellikle bizim yer aldığımız endüstriyel yapılar ve çok amaçlı yapı sektöründe bir inşaatın tamamlanma süreci minimum 8-12 ay sürüyor. İşin büyüklüğüne göre bir yılı geçen süreler olabiliyor. Bu süreç başında işverenle bir fiyat üzerinden anlaşıyorsunuz ve bir yıl boyunca bu fiyatı korumanız gerekiyor. Ama maalesef günümüz piyasa koşullarında inşaat girdi maliyetlerinde ister istemez dalgalanmalar oluyor. Şu an hem biz hem tedarikçilerde en büyük sıkıntıyı bu fiyatsal dengenin oturmaması yaşatıyor. Bu durumda ya risk paylarınızı yüksek tutup fiyatsal olarak yüksek kalmak, ya da riske girip zarar etmeyi göze almak gibi ikilemde kalabiliyorsunuz. O yüzden fiyatların belli bir seviyede dengelenmiş olması lazım. Genel olarak inşaat firmalarının önünü görmesine en büyük katkıyı verecek olan da budur.
Endüstri yatırımlarında şu anda durgunluk yok. Çünkü bu ekonomik kriz yabancı firmalar için bir fırsat. Paralarının burada daha değerli olmasından dolayı burayı yatırımları için cazibe merkezi olarak görüyorlar. O yüzden endüstriyel olarak özellikle yabancı firmaların yatırımlar çok şu an.
Yerli firmalar da yatırım yapmak için ayırdıkları paralarının değerini koruyamadığını düşünüyor ve yatırıma dönüştürmek konusunda daha hızlı hareket etme zorunluluğu hissediyor. Parayı bekletmek için doğru zaman değil çünkü. Yarın daha pahalıya yaptıracağını düşündüğü için çok ihtiyacı olmasa da yatırımlarını öne çekebiliyorlar. Turizm ve sanayi yatırımlarına inşaatı da kapsayan teşviklerin gelmesi bu süreci daha da hızlandırıyor. Bu teşvikleri kullanan çok firmayla karşılaşıyoruz. Tek belirsizlik fiyatsal konuda anlaşmak. Bu konuda bir istikrar yok. Türk Lirası üzerinden bir sözleşme yapıp da onu yürütmeniz çok zor. O yüzden mecburen ağırlıklı olarak döviz üzerinden sözleşmeler yapmak ve fiyatları ÜFE’ye endekslemek zorunda kalıyoruz. Ancak işverenlerin de konuya bu bakış açısıyla yaklaşması durumunda uzlaşma sağlanabiliyor ve inşaatlar iş programına uygun bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Sektörün bu gerçeği içselleştirmesi gerekiyor.
***
Merve Kayserilioğlu / Optimal Proje Yönetimi
İş Geliştirme ve Teklif Müdürü
Optimal Proje Yönetimi olarak, ulusal ve uluslararası alanda konut, otel, ofis, AVM, kamu binaları, sağlık kampüsleri, eğitim yapıları, üniversite kampüsleri, spor tesisleri, lojistik tesisleri, sanayi tesisleri, ilaç, üretim tesisleri, su ve çevre (içme suyu, atıksu, içme suyu arıtma, atıksu arıtma, katı atık), yenilenebilir enerji & enerji verimliliği ve ulaştırma yatırımlarının projelendirme ve yapım süreçlerinin sevk ve idaresini bastan sona gerçekleştirmekteyiz.
Merkezimiz İstanbul’da, bunun dışında Ankara, Sakarya, Konya, Gaziantep, Antalya, Düzce’de de ofislerimiz bulunuyor, yurtdışında da Almanya’da kendi yatırımlarımız devam ediyor.
Kamu ve özel sektörde, tasarım, tasarım yönetimi, ihale dokümanları hazırlanması, ihale satın alma süreçleri, proje yönetimi ve yönetim yükleniciliği dediğimiz ‘construction management’ alanlarında hizmet veriyoruz. Tasarım hizmetlerimizi merkez ofisimizde bulunan 40’a yakın tasarımcımız ile yürütüyoruz.
Özel sektördeki prestijli projelerimizden bazıları; Aselsan Konya Silah Fabrikası, Abdi İbrahim İlaç Fabrikası, Centurion İlaç Fabrikası. Kamuda da dış finansmanlı projelerde yer alıyoruz. Dünya Bankası, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası, Avrupa Yatırım Bankası, Alman Kalkınma Bankası, Fransız Kalkınma Ajansı gibi fon kuruluşlarının hibe veya fon sağladığı projeleri yürütüyoruz. İPKB’nin yürütücüsü olan Sismik Riskin Azaltılması projemiz devam ediyor. Anaokulundan üniversiteye kadar her kademede eğitim yapısı tecrübemiz var. Ankara ofisimizden de AB finansmanlı atıksu arıtma tesisi, isale hatları, su arıtma tesisi, derin deniz deşarjı gibi altyapı ve çevreye yönelik projelerimiz devam ediyor.
İPYD İkili İş Görüşmeleri, hem proje yönetimi hem de malzeme tedarikçilerinin birebir iletişimi için faydalı bir organizasyon oldu. Bazı firmalar hali hazırda çalıştığımız firmalarken bazıları ile yeni tanışma şansımız oldu. Tasarım süreçlerimizde uygulayabileceğimiz yeni sistemler hakkında bilgi sahibi olduk.
Malzeme tedarikçileri açısından da hem proje yönetimi hem de müteahhit firmaların şu an gündemde olan projeleri hakkında bilgi sahibi olup iş geliştirme fırsatı yakaladığını düşünüyorum.
Yapı malzemeleri konusunda yerli üretime her zaman ağırlık vermeye çalışıyoruz ama bazen müşterinin özellikle istediği ya da projenin gerektirdiği özel malzemeler olabiliyor, bu durumlarda yabancı menşeli malzeme kullanmak durumunda kalabiliyoruz. Türkiye'de bu alana daha fazla Ar-Ge yatırımı yapılması gerekiyor. Değişen dünyaya ayak uydurmak ve çevreci bir politika sergileyebilmek adına daha fazla inovatif, sürdürülebilir, geri dönüştürülmüş ürünlere ağırlık vermemiz gerekiyor.
***
Seda Okumuş Dikme / Entegre Proje Yönetim
Strateji ve İş Geliştirme Müdürü
Entegre Proje Yönetim, 2003 yılından bu yana alt ve üstyapı projelerinde proje yönetim ve danışmanlık hizmetleri veriyor. Otel, konut, AVM, endüstriyel tesis, veri merkezi gibi birçok farklı alanda faaliyet gösteriyoruz. Yatırımcı firmaların inşaat projelerinde tasarımdan teslime kadar tüm süreçlerin yönetimini gerçekleştiriyoruz.
Şu anda Finans Merkezi’nde projelerimiz devam ediyor. Vakıf GYO Genel Müdürlük binası, Halk Bankası Genel Müdürlük binası, Türkiye Sigorta’nın Finans Merkezi’ndeki Genel Müdürlük binasının dekorasyon projesinde varız. Savunma sanayinde aktif projelerimiz var; Aselsan, TAI, Roketsan’la çalışıyoruz. Bunun dışında farklı sektörlerde projelerimiz var. İş GYO’nun Altunizade’de bir konut projesi devam ediyor. Teknopark İstanbul’la program yönetimi çerçevesinde, orada yapılan tüm yatırımların kontrollüğünü gerçekleştiriyoruz.
İPYD İkili İş Görüşmeleri, bence iki taraf için de çok güzel bir etkinlik oldu. Hem proje yönetim, müteahhit veya mimarlık tarafının yeni ürünler hakkında bilgi sahibi olması için, kendilerini sektörel açıdan geliştirebilmeleri için faydalı bir etkinlik oldu; hem de tedarikçi firmaların hedef kitlelerine ulaşmaları için güzel bir fırsat oldu. Genelde alışık olduğumuz konsept, tedarikçi tarafının stant açıp alıcı firmaların stantları gezmesi. Fakat o noktada herkesin birbiriyle tanışma fırsatı olmayabiliyor. Ancak bu konsept çerçevesinde herkes ikili görüşme sağlamış oluyor.
Türkiye’deki yapı malzemeleri sektörü ileri düzeyde olup, gün geçtikçe gelişiyor. Global düzeyde ön sıralarda bulunan ihracatçı firmalarımız var. Gelişen yeni teknolojilerle malzeme alanında olsun, dijitalleşme anlamında olsun, git gide ürünlerin daha da geliştiğini görüyoruz. Bu firmaların yeni ve teknolojik yatırımlarla güçlerini arttıracağını düşünüyoruz.
İnşaat sektörü ülkemizde başı çeken ve öncü sektörlerden biri. Ekonomik kalkınmaya ciddi bir etkisi ve katma değeri var. Ciddi miktarda istihdam yaratıyor. Dünya çapında, önemli işler yapan, oldukça iyi müteahhit firmalarımız ve inşaat malzemeleri üretim firmalarımız var. Birçok firma üretim alanlarında dünya liderleri arasında. Mevcut durumda, ekonomik yavaşlama nedeniyle, hem yurt içinde, hem de yurt dışında, işler göreceli olarak yavaşlamış olsa bile, ileriye dönük olarak, özellikle yurt dışında da petrol fiyatlarının yüksek olması nedeniyle, Ortadoğu ülkelerinde çok fazla potansiyel fırsatlar ve yatırımlar başlamış durumda. Pandeminin artık yavaşlamış olması ve çevre ülkelerde sürmekte olan karışıklıkların son bulması ve stabilitenin sağlanması sonrasında inşaat yatırımlarının ciddi bir şekilde artacağını öngörüyoruz. Bu piyasalarda, başarılı olmak için, firmalarımızın, inşaat teknolojileri ve dijital sistemlere yapacakları yatırımlarla, bu sektörlerde daha rekabetçi ve güçlü olacağına inanıyoruz.
***
Selcan Gürsu / İPYD, İstanbul Proje Yönetim Derneği
2021 - 2023 Yönetim Kurulu Başkanı
2022 İnşaat Zirvemizin ardından, Yapı Medya İletişim’den bu etkinliği birlikte yapmak için teklif aldık. Konuyu İPYD Yönetim Kurulumuzca değerlendirdik, sonrasında çekirdek bir ekip kurarak bu etkinliği detaylı olarak inceledik, nasıl fayda sağlarız diye tartıştık. Üyelerimize katkı sağlayacağına inandığımız için İPYD İkili İş Görüşmeleri organizasyonunun yapılmasına karar verdik.
Öncesinde, davet edeceğimiz yapı sektörü misafirlerimizin belirlenmesi, karşılarına gelecek malzeme üreticisi firmalarımızın doğru eşleşmesi ile ilgili özen gösterdik. Farklı firmaların gelebilmesi için özen gösterdik. Güzel ve verimli bir etkinlik olması için, organizasyonu birlikte gerçekleştirdiğimiz Yapı Medya İletişim ve İPYD olarak titiz çalıştığımızı düşünüyorum.
Derneğimizce bu etkinliğin ilk olmasına rağmen çok güzel bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Her iki taraftan katılan misafirlerimizin memnun ayrıldığını görmek bizler için mutluluk verici oldu. Kurumsal üyelerimizle ve katılan misafirlerimizle İPYD olarak birebir, yüz yüze görüşebildik. 2023 yılında yapacağımız 6. İnşaat Zirvemizden, 23. Dinamikler Kongremizden haberlerimizi iletmek ve tüm firmalarımızı burada görebilmeyi istediğimizi iletebilmek fırsatı doğdu. Dernek olarak, bu tip etkinliklerin inşaat çalışanlarını beslediğini, bunun da sektörü ve çalıştıkları firmaları beslediğine inanıyoruz.
Tüm misafirlerimizden güzel dönüşler aldık. Memnuniyetleri bizi de mutlu etti.
Önümüzdeki dönem için bu yıl başarı ile gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizin tecrübesi bizler için çok kıymetli. İPYD'in 25 Yıllık tecrübesi ve bilgisi ile bu yıldan aldığımız derslerle farklı renkler katarak ikili iş görüşmeleri etkinliğini geliştireceğimize inanıyorum.
Bu noktada katılan misafirlerimize, kurumlarımıza, İPYD İkili İş Görüşmeleri'nin ilkine katıldıkları, keyifli ve verimli bir etkinlik olmasının bir parçası oldukları için teşekkür ederim. Hep daha güzel çalışmaları yapabilmek için derneğimize, bizlere güç verdikleri için ayrıca teşekkür ederek, daha nice etkinliklerde bir araya gelmeyi diliyor ve bekliyorum.
0 Yorum
Yorum Yap