Yapı Sektörünün Haber Portalı

Konsept Müthiş Ama Sergi 'Yaya'

'İstanbul Yaya Sergileri 2: Tünel-Karaköy'de kent gerçekte irdelenmiyor, sadece süsleniyor. 'Yaya' kavramı, sadece sergiyi gezme halini ve yolda karşısına çıkan ilginçlikleri tanımlıyor.

Konsept Müthiş Ama Sergi 'Yaya'
'İstanbul Yaya Sergileri 2: Tünel-Karaköy'de kent gerçekte irdelenmiyor, sadece süsleniyor. 'Yaya' kavramı, sadece sergiyi gezme halini ve yolda karşısına çıkan ilginçlikleri tanımlıyor. Karaköy Meydanı'nda, Bedri Rahmi Eyuboğlu'nun panosunun ticari tabelalardan neredeyse görünmez olduğu bir yerdeyiz; Gürdal Duyar'ın 'Türk anasını hayâsızca teşhir ettiği' gerekçesiyle kaldırılan 'Güzel İstanbul' heykeli de bir zamanlar buradaydı. Biraz yürüyecek olursak, Muzaffer Ertoran'ın Tophane'deki o kolu, bacağı kopuk heykeliyle de karşılaşabiliriz. Ya da belki karşılaşmayız: Dün oradaydı da, bugün kaç parçası kalmıştır geriye?

Kent, bütün hızı ve hırsıyla bu bellek kırıntılarının üzerini örtmüş bile. Kısacası İstanbul'un bu bölgesinde sanat yapıtlarının akıbeti hiçbir zaman pek parlak olmamış. Bugünlerde ise, kalıcı değil ama geçici sanat yapıtlarıyla bölgenin stratejik konumunu irdelemeye yönelen bir sergi var Karaköy'de: İlki 2002'de Nişantaşı'nda gerçekleştirilen İstanbul Yaya Sergileri'nin ikincisi, bu yıl 20 kadar sanatçının katılımıyla Tünel-Karaköy hattına taşınmış. Karaköy Meydanı'nın 'yaya'yı ezip geçen trafiğinden, bölgedeki sosyo-ekonomik dönüşümlere kadar bir dizi sorunu irdelemek amacını taşıyan sergi, belli ki bu yıl İstanbul Bienali'yle paralel olarak izleyiciyi kentin daha farklı bölgelerine, daha güncel kent sorunlarına yönlendirmeyi de hedeflemiş.

İstanbul gibi bir kentte açık alanda gerçekleştirilen bir sergi için 'yaya' fikrini ele almak, hiç kuşkusuz yaratıcı bir girişim. Bu kentte hakkı yenilen genellikle yayadır, yaya olmanın bir tür işkenceye dönüştüğü alanlar, çoğunluktadır. Yaya sergileri ise, bu çabaya izleyicinin gönüllü olarak katılmasını, 'yaya' olmanın anlamını daha çok düşünmesini bekliyor. Dolayısıyla, alacaksınız elinize haritayı, Tünel-Karaköy hattının keşmekeşi içinde yapıt avına çıkacaksınız! Sürprizler var: Haluk Akakçe'nin Narmanlı Han'daki 'Görülemeyen' başlıklı enstelasyonu, bu küçük meydanın gizemli belleğini çağrıştırıyor gerçekten de; Kemal Önsoy'un sürekli dış müdahalelere uğrayan Ayşe Erkmen heykeline yönelik görünür kılma projesi son derece ilginç bir yeni müdahaleydi; Canan Tolon'un terk edilmiş bir binanın pencerelerinden sarkan 'imkânsız' salıncakları şiirsel bir çalışma; ünlü ikili Elmgreen&Dragset'in modern 'kondu'su içeridelik-dışarıdalık gibi olguları irdeleyebileceğiniz bir meditasyon mekânı; Ioannis Savvidis'in enstelasyonu ise, izleyiciyi Mimar Sinan anıtının göz hizasına çıkaran, onun görmüş olabileceği kent siluetini uyandırmak isteyen bir gözetleme alanı.

Başta Karaköy Meydanı'na yerleştirilen alternatif yaya yolu olmak üzere, bina duvarlarında ve çatılarda dikkati çekebilecek başka çalışmalar da -ya yoğun çabalarınız ya da rastlantı sonucu- görülebilecektir ama açıkçası, Karaköy'ün 'Yaya'yı ezip geçtiği söylenebilir. İlginç köşelere ilginç müdahalelerin söz konusu olduğu bu sergide, hemen hiçbir yapıt -hatta kırmızı çanak antenler bile- Karaköy'ün kendine özgü tuhaflıklarından daha ilginç değil. Yapıtların peşinden Yelkenciler Caddesi'ne daldıysanız, yapıtları unutup yelkenci dükkânlarını incelemeniz olası!

Küratörlüğünü Emre Baykal ve Fulya Erdemci'nin yaptığı sergide 'yaya' kavramı, yalnızca izleyicinin sergiyi gezme halini ve yolda karşısına çıkan ilginçlikleri tanımlıyor. Başka bir deyişle kent, gerçekte irdelenmiyor, süsleniyor. Oysa bu 'yaya' kavramı, üstelik açık alanda gerçekleştirilen bir sergiyle, kamusal alan bilincinin anlamı, sınırları; kamusallık bilincinin hissedildiği ya da yok sayıldığı soyut-somut bütün mekânların araştırıldığı, sorgulandığı bir zeminin simgesi de olabilirdi, olmalıydı. Bu açıdan bakıldığında İstanbul Yaya Sergileri, 'concept'i kadar güçlü bir kamusal sanat projesi olamıyor; sergiler hele kent ölçeğinde, kâğıt üzerinde yazılıp çizildiği gibi görünmüyor. Yaya Sergisi, 22 Ekim'e kadar sürüyor.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.