“Türkiye Mimarlık Politikası Hayata Geçiyor”
“Türkiye Mimarlık Politikası Hayata Geçiyor” / TMMOB Mimarlar Odası
TMOOB Mimarlar Odası, Türkiye’ye özgü bir mimarlık politikasının oluşturulmasının nitelikli bir yapılı çevreye ulaşılmasından geçtiği fikrinden hareketle, uzun zamandır geniş katılımlı toplantılarda tartıştığı "mimarlık politikası metni"ni hayata geçirmek için çalışmalara başlıyor.
“Türkiye Mimarlık Politikası Hayata Geçiyor” sloganı ile yürütülecek olan çalışma ve bilgilendirme sürecinin ilk toplantısı Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde gerçekleştirilecek.
"Unutulmamalıdır ki mimarlık, herkes için yararlı, herkes için önemlidir. Bu anlamda önümüzdeki süreçte herkese çeşitli görevler düşmektedir" diyen Mimarlar Odası,
şimdiye kadar yapılan toplantıların sonuçlarını şu şekilde sıralıyor:
* Mimarlar Odası, Türkiye Mimarlık Politikası hedefinin temel güvencesidir. Bu hedefe yönelik çalışma stratejisini ve eylem programını ilgili kesimlerle birlikte yürütür ve geliştirir.
* Mimarlık eğitimi, mesleğin geliştirilmesi ve mimarlık kültürünün tanıtımı ile ilgili her tür kurumsal yapı ve örgütlenme, mimarlık politikasının hayata geçmesine kendi çalışma alanı kapsamında destek olacaktır. Mimarlık politikası, mimarlık kamuoyunun ortak bir uğraşı alanıdır.
* Mimarlar mimarlık politikasına sahip çıkmalıdır. Politika ilkelerini benimsemeleri ve geliştirmeleri, mesleki etkinliklerini bu doğrultuda sürdürmeleri ve mesleki davranış ilkelerine bağlı kalmaları, politikanın uygulama gücünü artıracaktır.
* Kamu yönetimi, vatandaşların sağlıklı, güvenli ve nitelikli çevrelerde yaşama hakkını yerine getirme görevi nedeniyle mimarlık politikasının uygulanmasında aslî bir role sahiptir. Gerçekleştirdiği yasal düzenlemeler yoluyla politikanın uygulanmasına güvence altına alacak, ayrıca öncü ve örnek olma işlevi gereğince iyi uygulamalar yaparak özel uygulamaları da özendirecektir. Tüm bu uygulamalarda merkezî ve yerel yönetimler kendi çalışma alanları dahilinde görevler üstlenecektir.
* Mimarlık politikasının önemli hedeflerinden biri de, toplumu bilinçlendirmek ve bu yolla mimarlık kültürü ile toplum, mimarlık hizmeti ile kullanıcı arasındaki bağı yeniden kurmaktır. Herşeyden önce, vatandaşlar için sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkı Anayasal bir haktır. Nitelikli yapılı çevrenin kaliteli bir yaşam getireceği konusunda bilinçlenen bir toplum, nitelikli yapılı çevreyi talep edecek ve bunun karşılığında politikanın bir güvencesi durumuna gelecektir.
Haberi faydalı bulduysanız tek dokunuşla paylaşın.
Link kopyalandı. Instagram'da yapıştırıp paylaşabilirsiniz.
0 Yorum
Yorum Yap