Yapı Sektörünün Haber Portalı

Uygarlıkların İzinde... Oktay Ekinci

Dünya Mimarlık Buluşması'nın 'göğüsledikleri' arasında zorlaştırmalar ve 'vefasızlıklar' da vardı.

Uygarlıkların İzinde... Oktay Ekinci
Dünya Mimarlık Buluşması'nın 'göğüsledikleri' arasında zorlaştırmalar ve 'vefasızlıklar' da vardı.

Kongredeki 'yerli' gerçeğimiz
Dünya Mimarlık Kongresi'nde 100'e yakın ülkeden binlerce kişilik katılımla estirilen 'mimarlık' rüzgârı, aynı yoğunlukta olmasa bile artık dinmeyecek... 'Kent' le ilgili haberler ve programlar, bundan böyle ''mimarlarla da konuşularak'' yapılacak...

Kamuoyunda yarattığı bu 'mimari duyarlılık' bile kongrenin önemli bir kazanımı... Çünkü, bugünkü 'yürek burkan' kentleşmemiz, sadece rant hırslarından değil, 'mimarlığın dışlanması' ndan da kaynaklanıyor...

Başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere, kongreyi destekleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile tüm kurumlara, sponsorlara, medyaya, üniversitelere, organizasyonun tüm 'emektar' larına, mimarlıkla kentlerin yeniden buluşmasını önemseyen herkes teşekkür ediyor...

Buna karşın kimi kurumlar, bu 'ulusal ev sahipliği' ni paylaşmak şöyle dursun, Mimarlar Odası'nın 'kamusal duyarlılığını' cezalandırmak istercesine, daha da 'zorlaştırıcı' tutumlar sergilediler.

Kimi 'mimarlar' ise kongrenin emektarlarıyla olan 'farklı görüşleri' nin tutsaklığı içinde, meslektaşlarını 'örseleyici' davranmaktan çekinmediler...

Oysa bu kongreyi 'Türkiye'ye kazandıran' da işte o beğenmedikleri, ama 'evrensel gerçekler' le uyum içindeki, 'toplumsal çıkarlara dayalı mimarlık' anlayışıydı...

İşte, kongreye karşı takınılan ve temelinde Mimarlar Odası'na 'kızgınlıklar' ın yattığı tavırlardan bazıları:

'Milli' havayolumuz, dünya mimarlarına 'yüzde 10 indirim' yapmayı kabul etseydi, katılım daha çok artacaktı... THY'nin 'yeni yönetimi' , haftalarca 'karar' ını veremedi. Her dünya kongresinde 'ev sahibi havayolları' nın sağladığı bu indirime umut bağlayanlar, sonunda başka uçak da bulamadıklarından gelemediler...

Projelere 'gümrük' vergisi!
Kongrenin 'uluslararası mimarlık öğrencileri yarışması' na gönderilen yaklaşık 1000 projeden ayrı ayrı 'gümrük vergisi' (!) alındı. Yarışmanın ardından ülkelerine 'geri gönderilen' bu birkaç paftalık 'fikir projeleri' , parayla gümrükten çekilerek sergilenebildi...

'Başbakanlık Tanıtma Fonu' na da bu kongrenin 'adına ve amacına uygun' önemi aylarca 'anlatılamadı' ...

'Kongre Vadisi' yarışmasında, 'ödül paraları' nın bu fondan karşılanması Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 'resmi talebi' ydi. Ne var ki 'dosya işleme bile konmayarak' , sadece 100 bin dolarlık bir katkıyı esirgediler. Böylece ödül paralarını da Mimarlar Odası kendi kıt bütçesinden ödemek zorunda kaldı...

'Vinç' inatlaşması
Aynı konuda 'yarışmacıların hakkı yeniyor' diye ayağa kalkan kimi mimarların, bu haksız eleştirilerini 'Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) yöneticilerine' bile söylemeleri de kongrenin 'gerilim' kaynakları arasındaydı.

O kadar ki 'uygulanması mümkün olamayan' projedeki, Kongre Vadisi'ne '60 tane' kurulması önerilen 'inşaat vinçleri' , kendilerine 'serbest mimarlar' diyen grubun kongre afişlerinde 'mimarlık gereklidir' mesajıyla yer aldı. Böylece, UIA'nın bile 'en iyi mimarlık kongrelerinden biri' olarak tanımladığı İstanbul buluşması, Kongre Vadisi'ne vinçler kurulamadığı için 'mimarlıktan yoksun'(!) ilan ediliverdi...

'Osmanlı'cılar ve 'karşıt'ları
Kongredeki bir başka 'korsan' mesaj da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin İngilizce 'Kent Rehberi' ndeki Osmanlı dönemine duyulan 'siyasal hayranlık' ifadeleriydi.

'Cumhuriyet' i İstanbul'daki tahribatın 'suçlusu' gösteren '1996 basımlı' kitap gündemi işgal etti.

Ne var ki bu saygısızlığa 'haklı tepkiler' ini belirtirken sonuç bildirgesinde Atatürk 'ü de anan bu 'aydınlanma' kongresini 'karalayan' lar da vardı... (Vatan-Necati Doğru-11.07.2005)

Benzer vefasızlıklardan belki de en 'zorlama' olanları ise 'sponsorlar' nedeniyle Mimarlar Odası'nı 'yağmacılarla işbirliği' yapmakla suçlayanlardı. Aynı kesime göre, Mimarlar Odası'nın, dünya mimarlarını 'vaktiyle eleştirdiği otellerde barındırması' da ülkenin 'acı gerçekleri' arasındaydı... (Evrensel-Necati Uyar-05.07.2005)

Bu eleştiriye Hıncal Uluç da mimarların 'muhalif' oldukları oteller sayesinde 'kongre yapabildiklerini' yazarak katılıyor; yani, 'artık Park Otel, Gökkafes gibi binalara karşı çıkmayın..' demeye getiriyordu... (Sabah-02.07.2005)

Ne var ki gazetelerin tümünde, ünlü mimarların aynı binalar için çok daha sert eleştirileri yer almıştı...

'Sinan'ı kullananlar
Kongreye tavırlı olanlar arasında, içtensizliğin doruktaki örneği de 'Mimar Sinan'ın anılmadığı' yönündeki yorumlardı.

Oysa, Sinan için özel bir standın yanı sıra Mimarlar Odası'nın 'Sinan Ödülleri' ni de içeren sergiler, konuklara armağan edilen belgesel filmler, Doğan Kuban ile Ahmet Ertuğ 'un imzalarını taşıyan 'Bir Mimarlık Dehası' adlı dev eser, kongrenin yıldızları arasındaydılar. Hemen tüm ünlü mimarlar da Sinan'a duydukları hayranlığı her fırsatta dile getirdiler...

Evet... Bir dünya mimarlık kongresi, 'Türkiye'de' işte bunlar da yaşanarak ve 'bunlara rağmen' gerçekleştirildi.

Tümüyle özverili bir çalışmayla iki yıldır gece gündüz süren 'gönüllülük' anlayışıyla sağlanabilen binlerce kişilik katılımın 'nedeni' olarak da sadece 'İstanbul'un çekiciliğini' söylemekle yetinen kimi mimarlar bile şimdi 'aynı kongrenin yarattığı rüzgârla' medyada tam sayfa görünmek fırsatını bulabiliyorlar... (Milliyet-Derya Sazak/Han Tümertekin-18.07.2005)

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.