VitrA ve Türk Serbest Mimarlar Derneği’nin
(TSMD), çağdaş mimarlıkta bellek oluşturulmasına katkıda bulunmak
amacıyla geliştirdiği VitrA Çağdaş Mimarlık
Dizisi, projenin tartışma platformunu oluşturan panel serisiyle
devam ediyor.
İlki, 7 Mart'ta İstanbul’da gerçekleştirilen “YERSİZLER / Aktörleri,
kullanıcıları ve eleştirmenleri ile bir AVM tartışması” panelinin ardından
ikinci panel; "ZİP-KENT / Karma kullanımlı yapılar ya da kent içinde
pseudo-kent" başlığı ile 10 Nisan Salı
günü, 15:00-17:00 saatlerinde Kayseri, Erciyes Üniversitesi,
Sabancı Kültür Merkezi'nde düzenlenecek.
Mimar Nil Aynalı’nın moderatörlüğünü
üstlendiği panele; Beyhan Bolak (Melikşah Üniversitesi Mimarlık
Bölümü Başkanı), Ertun Hızıroğlu (ERA Mimarlık ve Şehircilik),
Sermin Özgün (Multi Development Türkiye, Tasarım Direktörü),
Ali Osman Öztürk (A Tasarım Mimarlık) ve Atilla
Yücel (MArS Mimarlar) konuşmacı olarak katılacaklar.
Moderatör Nil
Aynalı'nın panele ilişkin tematik açıklaması şöyle:
"Vitra Çağdaş Mimarlık Dizisi (VÇMD)’nin ilk kitabı
“Ticari Yapılar”, Türkiye’de 2000 yılı sonrasında üretilmiş
alışveriş merkezleri, karma yapılar, ofisler ve ticari sergileme yapıları
içerisinden bir seçki sunuyor. Seçki, belli bir mimarlık anlayışını
örneklemekten ya da bir tür “en iyi binalar” koleksiyonu yapmaktan ziyade,
Türkiye’deki güncel mimarlık üretimini tüm çeşitliliğiyle ortaya koymanın
peşinde.
Bu dizinin bir parçası olarak düzenlenen VÇMD Ticari Yapılar Panel
Serisi’nin amacı,
kitapta yer alan yapılardan seçilen örnekleri; onları sipariş eden, tasarlayan,
tasarımını yönlendiren ve kullananlar ile ona maruz kalan, hakkında düşünce
üreten ve değerlendiren kişiler/aktörler ile birlikte masaya yatırarak
‘anlama’ya çalışmak.
Bu bağlamda gerçekleştirilecek panellerin
her biri, ele alınan örnek üzerinden mimarlık pratiğinin ekonomik, sosyal ve
politik mekanizmalara sıkıca eklemlenmiş, aracılığını mimarın yaptığı kolektif
bir ürün olduğunu su yüzüne çıkarmak ve bu gerçeklik içerisinden yapıyı tekrar
okumak, problematize etmek ve belki de belli noktalarda yapının fiziksel
varlığını gözden kaybedip, yapıyı ortaya çıkaran koşulların kendisini ve giderek
içinde nefes aldığımız dünyayı sorunsallaştırmak için de bir fırsat.
10 Nisan 2012 tarihinde Kayseri’de
gerçekleştirilecek olan ikinci panel “ZİP-ŞEHİR / Karma kullanımlı
yapılar ya da kent içinde pseudo-kent” adını taşıyor. Karma kullanımlı
yerleşkeler (mixed-use developments), kenti her biri kendi içinde homojen
işlevlere sahip bölgelere ayıran modernist kent tahayyüllerine muhalif bir model
olarak ortaya çıktı. Bu karşı hareketin öncülerinden Jane
Jacobs, 1961 tarihli “Büyük Amerikan Şehirlerinin Ölümü ve
Yaşamı” kitabında konut, ofis ve ticaret bölgelerinin birbirinden ayrı
zonlar olarak tasarlandığı ve parçalar arası ulaşımı sağlayan otobanların kente
hakim olduğu planlama anlayışına karşı, odağına sokak yaşamını alan bir kentsel
çevreyi savunuyor, farklı işlevlerin ve yapı tiplerinin bir aradalığının aynı
bölgede yaşayan sosyal gruplar arasındaki çeşitliliği arttıracağını ve kent
yaşamının canlılığını da ancak buna borçlu olduğunu söylüyordu. 50 yıl sonra
bugün kentlere baktığımızda bir tarafta sokak hayatına kapalı alışveriş
merkezleri, kapısında güvenlik görevlilerinin beklediği kapalı-kapılı siteler,
uyku adalarına dönüşmüş konut alanları ya da gece ölü hale gelen ofis ve üretim
alanları ile karşı karşıyayız. Diğer tarafta ise büyük parseller üzerine
konuşlanan karma kullanımlı gayrimenkul projeleri, içinde
konut, ofis, sosyal tesisler, alışveriş birimleri ve eğlence alanlarını bir
arada bulabileceğimiz yeni ‘yaşam merkezleri’ öneriyor. Bazen kent merkezi
dışında bir yerleşke, çoğu zaman da kentin ortasında bir megablok olarak ortaya
çıkan karma kullanımlı yapılar, bir yatırım aracı olarak
da rağbet görüyor. Peki, bu tipolojinin potansiyelleri neler? Karma yapılar,
kentlerin korkulu rüyası haline gelen işlevsel ve sosyal segregasyonun önüne
geçebilecek, farklı sosyal sınıflara mensup kentliler tarafından kullanılabilen
alanlar haline gelebilecek mi? Yoksa kentte bulunan fonksiyonların neredeyse
tümünü barındırma iddiasındaki bu zip-şehirler, kentsel hayatın
olumsallığının getirdiği canlılığa ulaşamayan pseudo-kentler olarak mı var
olacak?
Türkiye’nin çeşitli kentlerinde inşa edilen Forum AVM’ler, gerek mekansal
kurgusu, gerekse barındırdığı işlevlerin çeşitliliği sebebiyle bir tür
‘sıkıştırılmış kent’ imgesini üretiyor. Panelde, karma yapılar kentsel
dinamiklere dönük sorular eşliğinde tartışmaya açılırken, VÇMD kitabında yer
alan Forum İstanbul ve onun Kayseri’deki muadili Forum
Kayseri’nin, Türkiye’deki farklı örnekler ile birlikte ele alınması
planlanıyor."
0 Yorum
Yorum Yap